Lisedeyken dersin boş olduğu günlerden biriydi. Sınıftan bir grup arkadaş arka sırama geçip seslendiler bana. Arkamı döndüm konuştuk biraz. Sonrasında dediler ki sınıftan x kişisinin babasının cumartesi günü kültür merkezinde bir programı var. Orada piyano çalacakmış. Ama saati ve hangi kültür merkezinde olduğunu tam olarak bilmiyorlarmış. Dediler ki bana işte sen sorabilir misin, biraz çekiniyoruz biz. Tabi konu müzikle alakalı olunca en başından beri dikkatimi çekmişti zaten. Ben gideyim bir sorayım sınıfça izlemeye gideriz o zaman dedim. Kalktım sıramdan arkadaşımın sırasına doğru yöneldim. Dediim ki ya x, napıyosun nasılsın, galiba baban bir programda piyano çalacakmış dinlemeyi çok isteriz dedim. Devamını getirmeme kalmadan x sıraya kafasını koydu ve ağlamaya başladı. Bir anlam veremedim. Sonra kaldırdı başını bana demez mi "benim babamın parmakları yok iş kazasında kaybetti, benimle dalga mı geçiyorsun?" diye..
Ne yapacağımı şaşırdım, elim ayağıma dolandı. Durumu ifade etmeye çalıştım. Yanımdan kalkıp gitti. Çıktı sınıftan. Oturdum ağlıyorum bende. Yani bu durumla dalga geçecek biri olmadığımı bilmemesini de geçtim, kendimi suçlamaya başladım. Arkadaşların yanına gittim dedim böyle böyle oldu siz biliyor muydunuz bu durumu diye, bir yandan ağlıyorum tabi. Baktım gülmeye başladılar. X girdi sınıftan içeri o da gülüyor. Meğersem her şey şakaymış ŞAKA.